★єlค's profile ღ ° нαуαт вαzєη çєкıℓмє...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    November 05

    вєηι уαℓηιz вιяαкмα∂ιğιηιz ιçιη тєşєккüя є∂єяιм...

     
    http://img29.imageshack.us/img29/217/ghostsoftheworldbysuzyt.jpg

    BUGÜNE KADAR BENİ YALNIZ BIRAKMAYIP DESTEĞİNİZİ ESİRGEMEDİĞİNİZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
    ZİYARET VE YORUMLARINIZ İÇİN MİNNETTARIM.
    ELİMDE OLMAYAN SEBEPLERDEN DOLAYI NETE BAĞLANAMIYOR
    ARADA İNTERNET CAFEDEN KONTROL ETMEYE ÇALIŞIYORUM.İNŞALLAH SORUNUM GİDERİLİRSE YİNE ARANIZDA OLACAĞIM
    HERŞEY İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM ALLAHA EMANET OLUN...

     
     GEÇTE OLSA TEKRAR DÖNDÜM BENİ ARANIZA KABUL EDERMİSİNİZ?
     


    ÖNCELİKLE HERKESE YORUM VE ZİYARETLERİ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM
    AMA DÖRT İSİM VARKİ ONLARIN GÖNLÜMDEKİ YERİ AYRI

     

    ÖMÜR,KAYRA,ALEV VE ALP KARDEŞİM
    BURAYA DÜŞTÜĞÜNÜZ YORUMLA BENİ ÇOK SEVİNDİRDİNİZ
    BİR ARKADAŞINIZ OLARAK BANA VERDİĞİNİZ DEĞERİ DAHA İYİ ANLADIM
    GÖNÜL DOSTLARIM; 
    YÜREĞİMDE HEP YERİNİZ OLACAK HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN..
     

    http://img338.imageshack.us/img338/5510/4b4fa7611a9eaa30.jpg
     
     
     
     
    İŞTE CAN DOSTUM ÖMÜRÜN HEDİYESİ
    TEŞEKKÜRLERİMİ BİR BORÇ BİLİRİM
    HERŞEY GÖNLÜNCE OLSUN CANIM.
    dost resimleri
     
     
    BUDA ALEVİMİN HEDİYESİ
     
    http://img687.imageshack.us/img687/9846/3a682d3525e339eb21ab4b4.jpg
     
    VE BU KAYRAMIN HEDİYELERİNDEN SADECE BİRTANESİ
    SİZİN GİBİ DOSTLARA SAHİP OLMAK NE GÜZEL BİR ONUR.
     
    October 26

    ѕєνgιℓι ''öмüя'' öмяüηє ѕαğℓιк

     
    .

    HER GÖRENİN ÂŞIK OLDUĞU, UĞRUNDA AKLINI KAYBETTİĞİ BİR KIZ VARDI

    YANAĞI KÂFUR GİBİ BEMBEYAZ SAÇLARI MİSK GİBİ SİMSİYAH ŞEKER ONUN DUDAĞININ LEZZETİNİ BİLSEYDİ ERİR YOK OLURDU.

    BU DİLBER BAHÇELERDE GEZİNİRKEN ORALARDAN BİR DERVİŞ GEÇTİ.

    BİR EKMEKÇİNİN ACIYIP VERDİĞİ SOMUNU TUTUYORDU ELİNDE.

    O AY YÜZLÜYÜ GÖRÜNCE EKMEĞİ ELİNDEN DÜŞÜ VERDİ.

    KIZ BU HALE GÜLÜP GEÇMİŞTİ AMA O GÜLÜŞ DERVİŞİN BEDENİNDEKİ YARIM CANIDA YERE ÇALDI.

    O ANDAN İTİBAREN NE GECESİ NE GÜNDÜZÜ KALDI DERVİŞİN.

    TAM 7 YIL YANIP YAKILDI AĞLAYIP İNLEDİ.

    KIZIN MAHALLESİNDEN HİÇ AYRILAMADI,

    EVİNİN ÇEVRESİNDE DÖNÜP DURDU. YOKSULUN BU HALİ KIZIN AKRABALARINI RAHATSIZ ETTİ VE BİR GECE SESSİZCE ORTADAN KALDIRMAYI DÜŞÜNDÜLER.

    O DİLBER BİRAZ İNSAFLIYDI GİZLİCE YOKSUL DERVİŞİ ÇAĞIRIP’

    ’GİT BURALARDAN’’

    DEDİ ELDE EDEMEYECEĞİN BİR ŞEY İÇİN KAPIMDA BEKLEME.

    CANINA KAST EDECEKLER DURMA KAÇ!

    O ZAMAN DERVİŞ AĞLADI VE İLK KEZ İÇİNİ DÖKTÜ KIZA:

    BENCİLEYİN BİN AŞIKIN CANI SENİN CEMALİNE FEDA OLSUN.

    BEN CANIMI SENİ İLK GÖRDÜĞÜM AN KAYBETMİŞİM

    ŞİMDİ BİR CAN İÇİN SENİ TERK EDERMİYİM SANIYORSUN?

    YALNIZ MERAKTAYIM MADEM BANA HİÇ ACIMAYACAKTIN NEDEN OZAMAN GÜLMÜŞTÜN.

    ‘’A AHMAK DERVİŞ’’DEDİ KIZ A’’HÜNERSİZ ZAVALLI

    SEN HİÇ KENDİNE BAKIYORMUSUN GÜLÜNECEK BİR SURATIN VAR İNSAN SANA BAKINCA ELBET GÜLESİ GELİYOR’’

    ‘’AŞK’’DİYE KARŞILIK VERDİ DERVİŞ’’

    AŞK SEVİLEN İÇİN BİR HİÇ İSEDE SEVEN İÇİN HEPTİR.

    EĞER EYY GÜZEL SANA KIZMA GÜCENME GÜCÜM OLSAYDI BU DUYDUKLARIM İÇİN GÜCENİRDİM. AMMA BUNUN İÇİN AŞKIMDAN GEÇECEK DEĞİLİM!

    DERVİŞ 7 GECE DAHA ORDA DOLANDI SONRA ONU HİÇ KİMSECİKLER BİR DAHA GÖRMEDİ.

    KATRE-İ MATEM'DEN

    .

     
     
    HERZAMAN YANINDAYIZ UNUTMA SENİN GİBİ DEĞERLİ BİR DOSTUM OLDUĞU İÇİN ÇOK ŞANSLIYIM.BU GÜZEL ÇALIŞAMANI TÜM ARKADAŞLAR ADINA PAYLAŞMAK İSTEDİM. 
     
    SEVGİLİ HACER SANADA SELAM OLSUN BU KONUDA ÖNCÜSÜN
    SENİ ÖRNEK ALDIM GÜZEL BİR FİKİRDİ.
    October 03

    уαşαм тяєηι...

     

     

     

     

    Yaşam bir tren yolculuğuna benzer: inilir binilir, kazalar olur,
    Bazı duraklarda sürprizlerle ve bazı duraklarda ise üzüntü
    İle karşılaşılır.
    Doğup ta bu trene bindiğimizde,

    Bazı kişilerle karşılaşırız ve
    Bütün yolculuk boyunca onların bizimle beraber olacaklarını sanırız.
    Bunlar anne ve babalarımızdır!
    Maalesef gerçek tamamen değişiktir.

    Onlar bir istasyonda inerler ve bizleri sevgi ve muhabbetlerinden,
    Dostluk ve yol arkadaşlıklarından
    Mahrum bırakırlar.
    Bununla birlikte bu trene yeni binenler de olur

    Ve bizim için önemli olurlar.
    Bunlar
    kız ve erkek kardeşlerimiz, dostlarımız  

    ve sevdiğimiz tüm iyi insanlardır.
    Bazıları bu yolculuğu küçük bir gezinti gibi düşünürler.
    Bazıları da bu yolculuk sırasında üzülürler.


     


    Bazıları ise yanınızdadır ve ihtiyacı olanlara yardım için hazır bulunurlar.
    Bazıları yolda inerler ve geride sürekli bir özlem bırakırlar…
    Bazıları ise binerler ve inerler.

    Biz onları sadece kısa bir an için görebiliriz…
    Sevdiğimiz bazı yol arkadaşlarımızın başka bir vagonda oturduklarını ve yolculuk boyunca bizi
    Yalnız bıraktıklarında şaşkınlığa uğrarız..

    Elbette ki tren içinde onları aramamıza hiç kimse engel olamaz.
    Bazen de onların yanına başkaları oturmuş olduğundan, bize yanlarına oturmak için yer kalmaz.
    Önemli değil…yolculuk böyledir:
    meydan okumalar,hayaller,ümitler,vedalar….

    Hem de dönüşü olmayan.

    Bu yolculuğu en güzel şekilde yapmaya gayret edelim.
    Yol arkadaşlarımızı anlamaya çalışalım ve her birinin iyi taraflarını bulmaya çalışalım.
    Unutmayalım ki yolculuğun her safhasında yol arkadaşlarımızdan birisi müşkül bir duruma düşebilir ve
    Bizim yardımımıza ihtiyaç duyabilir.
    Bizimde bocaladığımız zamanlar olacak ve

    Bizi de destekleyecek birileri olacaktır.

    Bu yolculuğun en esrarlı tarafı, hiç birimizin bu trenden ne zaman ineceğimizi bilmememizdir.
    Elbette yol arkadaşlarımızın da ne zaman ineceklerini bilemeyiz.
    Hemen yanımızda oturmuş olsalar bile.
    Eminim ki trenden indiğimde ÇOK üzüleceğim!

     


    Trende karşılaştığım tüm dostlardan ayrılmak, yakınlarımı yalnız bırakmak çok acı olacak.

    Ancak bir gün büyük istasyona vardığımda

    Onları trene bindiklerinde yanlarında olmayan bagajları ile birlikte görebileceğimi biliyorum.
    Aksine onların bagajlarını büyütmek ve zenginleştirmek için yardımcı olmakla mutlu olacağım.
    Benim canım dostlarım, mümkün olduğu kadar güzel bir yolculuk yapalım

     Ve trenden indiğimizde iyi bir hatıra bırakmaya gayret edelim.

     

    αуηı тяєη∂є вυℓυη∂υğυм уσℓ αякα∂αşℓαяıмα…

    ιуι уσℓ¢υℓυкℓαя

     

     

     

     

    September 21

    тüм ∂σѕтℓαяιмα нαуιяℓι вαуяαмℓαя ∂ιℓєяιм....

     

     AH O ESKİ BAYRAMLAR....

    Aslında değişen bayramlar değil,değişen biziz...
    Eskiden bayramla tanıştığımızda bayram öncesi bir telaş olurdu,

    Biz çocuk olarak onu sadece izlerdik ve bayram için sabırsızlanırdık,

    Ama bugün o telaşın içinde kendimizi buluyoruz...

    Eskiden bayramlarda çocuk olarak bir sürü beklentilerimiz olurdu;

    Bayramlık elbiseler,bayram harçlıkları,şekerler,vs,vs.şimdi bunların hiçbiri yok...

    En azından kendi adıma yok...

     

     

    Eskiden bayramlaşmak için gittiğimiz yakınlarımız vardı,

    Şimdi o yakınların bir kısmı yok...onun eksikliği ,

    O eski bayramları aratır cinsten...

    Kısacası büyüdükçe dünü özler oluyoruz...

    Bugününde ayrı güzellikleri var ama o eski bayramlar olmayacak...

    Hep "ah o eski bayramlar " diyeceğiz... 

     

    HUZURLU,SAĞLIK DOLU SEVDİKLERİNİZLE BERABER
    GEÇİREBİLECEĞİNİZ NİCE GÜZEL BAYRAMLAR DİLERİM
    HAYIRLI BAYRAMLAR...
     

    September 09

    ιçιηιz∂єкι çσ¢υğυ öℓ∂üямєуιη....

     
     
     

     

    Kırılgan bir çocuğum  "BeN"...
    Yüreğim cam kırığı...
    Bütün duygulardan önce... 
    Öğrendim ayrılığı...
    Saldırgan diyorlar bana ....

    OYSA KIRILGANIM BEN...
    Gözyaşlarım mücevher...
    Saklıyorum herkesten...
    Ürküyorlar gözümdeki ateşten....
    Ürküyorlar dilimdeki zehirden....
    Ürküyorlar  o durdurak bilmeyen gözükara cesaretimden...


    DİYORLAR Bİ YANI SARP UÇURUM...
    Bİ YANI ÇILGIN DAĞ DORUĞU...
    OYSA BÖYLE YAPMASAM BEN...
    NASIL KORURUM İÇİMDEKİ ÇOCUĞU...


    Bİ YANIM ÇILGIN NAR AĞACI....
    Bİ YANIM BUZ SARAYI....

     
     
     
     

    Karanlıktan korkmuş sığınmış bir kuytuya
    Elleriyle kapatmış gözlerini, ağlaması dönmüş uğultuya
    O şefkatli kucağı arıyor, ihtiyacı var korunmaya

    O da şımarmak istiyor tüm çocuklar gibi
    İçimde bir çocuk ağlıyor vardır bir sebebi
    Koşmak, terlemek istiyor, öpülmek istiyor bebekler gibi

    İçimde bir çocuk ağlıyor özgür bırakmalıyım
    Bende tüm çocuklar gibi sevgiyi tatmalıyım
    Derdi kederi artık üzerimden atmalıyım
    Sevgiyle coşan kalbime sevgi katmalıyım

    İçimde bir çocuk ağlıyor artık ağlamamalı
    Masum bakan gözleri yürek dağlamamalı
    Artık içimdeki o masum çocuk özgür kalmalı
    İçimdeki çocuk benden cesaret almalı

    İçimde bir çocuk ağlıyor onu çok seviyorum
    Artık hiçbir şeye ağlayıp üzülme diyorum

    İçimdeki ağlayan çocuğu azad ediyorum
    Bundan sonra özgürsün ağlayan çocuk biliyorum
    ...

     

     

     

     

     

    Yüregimde bir çocuk
    Sevinçle hüznü bir arada yaşıyor
    Bir elinde umut çiçekleri
    Digerinde mutsuzluk dikenleri...
    Yüregimdeki bu çocuk aglıyor,
    Batmış eline mutsuzluk dikenleri...
    Umut çiçekleri gönlünü okşuyor...
    Kendisini bekleyen geleceği
    Umut çiçeklerinde biliyor...
    Yüregimdeki çocuk
    Ellerin de umut çiçekleri,
    Gözlerinde bir ümit ışıgı yanıp sönerken
    Kendisine sevgiyle uzanacak
    Bir dost eli bekliyor...
    Yüregimdeki çocuk
    Bir elinde umutsuz dikenleri
    Digerinde umut çiçekleri
    Gözlerinin içi gülüyor...
    Yüregimdeki bu çocuk
    Gelecekten umutlu
    Hayatla barışık yaşıyor...

     

     

     

    ιçιηιz∂єкι çσ¢υğυ öℓ∂üямєуιη вıяαкıη ηєşє ѕαçѕıη güℓü¢üкℓєяι

    gαмzєℓєяιη∂є нüzüη вιяιкмєѕιη υмυт ∂σℓυ gözℓєяιη∂є gözуαşı уєяιηє ѕєνιηç уαğмυяℓαяı σℓѕυη.

    ιçιηιz∂єкι çσ¢υğυ özgüя вıяαкıη…
     
     


    August 14

    кüçü¢üк уüяєğιм

     
     
     
     
     
     
    Ben hep küçük şeyleri sevdim
    Ben beklerken
    hep küçük bekleyişlerle bekledim
    Giderken küçük adımlarla küçük özlemleri küçücük avucuma alıp gittim
    Severken bile
    küçücük yüreğimle sevdim
    Ben her şeyi hep küçükken sevdim
    Hiç büyük konuşamayacak kadar küçük ağzım vardı
    Hiç büyük sevemeyecek kadar küçük yüreğim
    Hiç kocaman bir eli tutamayacak kadar küçük ellerim vardı
    Hayallerim bile hep küçük kaldı
    Benim
    dünyam hep küçüktü
    Aslında küçücük yüreğime hiç kimse büyük gelmedi
    Bu yüzden ben hep küçük kaldım... Hep çocuk kaldım
    Ben her şeyi hep küçük ve çocuk sevdim
     
    ---------------------------------------------------------
     
    Küçücük yüreğimde öyLe kocaman bir yere sahipsin ki..
     
     
    zαмαη çσк кıѕαу∂ı вιzιм ιçιη
    уєтмє∂ι gözℓєяιмιz∂єη уαşı ѕιℓє¢єк кα∂αя
    ηє∂є єℓνє∂α ∂ιуєвιℓє¢єк кα∂αя...
     
     
     

    Renkler,
    Her sabah güneşin hediyesi bize.
    Karanlik tam boğacakken hayat, umut getirir bize


     
     
    June 08

    ¢αη ∂σѕтℓαяıмα тєşєккüяℓєя...

     

     

    Bir inceliktir "TEŞEKKÜR"
    Küçük bir davranış, bir inceliktir teşekkür etmek

    Öylesine zahmetsiz ve kolay.
    İki kelime eni konu.
    Söylemesi öyle kolay; neticesi öylesine büyüktür ki…
    Bize bir bardak su verene…
    Bize sıcacık yemekler hazırlayana…
    Bize bir harf öğretene…
    Bize bir yer ararken yol gösterene… teşekkür etmeliyiz.
    Bir teşekkür gözde çiçek açtırır.
    Bir teşekkür, alır gider bütün yorgunluğu.
    Bir teşekkür, uçurur kalbi.
    Bir teşekkür insanı insana dost eder.
    “Halka teşekkür etmeyen Allah’a da şükretmez.” buyurmuş
    incelikler Peygamberi Efendimiz (S.A.V.)
    Ne ince bir nokta.
    Akrabalarımıza, annemize, komşumuza, öğretmenimize, arkadaşımıza,
    Dostumuza teşekkür edemiyorsak Allah’a da teşekkür edemeyiz.
    Allah’tır bize her şeyi veren.
    O’dur bütün teşekkürleri asıl hak eden.
    Şükrederiz bizi ve dünyayı var eden Allah’a.
    Şükrederiz bize hayatı bahşeden Allah’a.
    Her şeyin sahibi Rabb’imize şükretmek nasıl insanlık görevimizse,
    Aradakilere, yani akrabalarımıza, annemize, komşumuza,
    Öğretmenimize, arkadaşımıza,dostumuzun bizlere yaptıkları yardımda,
    İyilikte teşekkür etmek de bir görevdir.
    Teşekkür etmeliyiz kuşa, çiçeğe, havaya, denize,
    Kaleme, meyveye, çöpçüye, bakkala, şoföre…
    Teşekkür etmeliyiz ki kalbimiz Allah’a şükretmeye açık olsun..
    Teşekkür etmesini bilen Allah’a şükretmesini de bilmeye yatkındır.

     


    Teşekkür etmek bir sannattır...!!!

    Nedenini bilmeden geçip giden zamanın içinde , hiç düşündünüzmü nekadar teşekkür ettiğinizi..
    Hayatı yaşanılır kılan , bir nefesi daha halkana katabilmen ve onunla nefes alabilmeyi öğrenmen,
    Güleryüzle hürmet sloganı olan teşekkür etmekten ne olursa olsun vazgeçmeyelimki ,
    Toprak yatağımıza uzandığımızda bir nefes daha bakıp teşekkür edebilsin..
    (Teşekkür etmeyi öğrettiğin için teşekkür ederim..)

     

     

    April 24

    ∂σѕтυηυz ναямι؟ (ѕιz ∂σѕтℓαяιмα нє∂ιуєм σℓѕυη....)

     
     
     
     
     ∂σѕтυηυz ναя мı؟
     
    Şöyle dolu dolu yürekten hissedilerek söylenen ∂σѕтυм dediğiniz biri
    Hiç ummadığınız anda çıkagelen , seven , düşünen , güvenen birileri...
    Yok mu?
    O zaman çok şey kaybettiniz demektir.
    ∂σѕт dedin mi her şey durmalı , durulmalı , canına ayna tutmalı...
    ∂σѕт dediğin diğer yarındır
    Her şeyini paylaştığın
    Uzak  bile olsa yakınındaymış gibi hissetmektir
    Aynı havayı içine çekmektir
    Gözlerini kapatıp onu düşlemektir
    Yanındaymış gibi hissedebilmektir
    Özlemektir
    Tahammül etmektir
    Beklentisiz sevmektir
    Kaybetme korkusudur
     
     
    Düştüğünde elinden tutup kaldırandır
    Hesap sormadan , yargılamadan , sabırla dinleyendir
    Taşımaktır yeri geldiğinde
    ∂σѕт dediğin sana asla yanlış yapmaz
    Kendinden çok ona güvenirsin
    Sesin olur , soluğun olur , yüzün olur...
    Merak edilendir , beklenendir...
    Gelmeyeceğini bilsen de beklersin , yorulmadan , bıkmadan
    Ne olursa olsun dersin?
    Seninle bir bütünüz benimle olmalısın daima
    Hayatımın içinde yer almalısın
    Benimle beraber yürümelisin her yolda
    Aldığım nefeste seni düşünmeliyim
    Hep sol yanımda yer almalısın
    Yüreğimde olmalısın , özlemelisin...
    Yeri geldiğinde bağırıp çağırmalı , sus diyebilmelisin
    Önceliklerin olmalı...
    Seni seviyorum demelisin , ve bundan asla vazgeçmemelisin 
    ∂σѕт kelimesi bile ona duyduğun sevginin yanında yavan kalır
    Onu anlatmaya yetecek  sözcükler yoktur çünkü
    Hep eksik kalır ona söylenecekler
     
    Şimdi olduğu gibi...

    ∂σѕт кαzαηмαк zσя вєℓкι αмα кαувєтмєѕι αη мєѕєℓєѕι...
     
     
     
    αякα∂αş νє ∂σѕт ƒαякι...
     

    Arkadaş; evinize geldiğinde misafir gibi davranır,

     ∂σѕт ; geldiğinde buzdolabını açıp istediğini alır...

    Arkadaş; senin ağladığını görmez,

     ∂σѕтunun omzu ise senin gözyaşlarınla ıslanır...

     

    Arkadaş; davetine katılınca bir paket hediye ile gelir,

     ∂σѕт ; sana yardım etmek için erken gelir, toparlanman için geç gider...

    Arkadaş; onu o yattıktan sonra ararsan rahatsız olur,

     ∂σѕт ; neden bu kadar geciktiğini sorar, derdini anlatmak için...

    Arkadaş; bir kavgadan sonra herşeyin bittiğini düşünür,

     ∂σѕт  ise tekrar arar...

     

    Arkadaş; senin daima onun arkasında olmanı ister,

     ∂σѕт  ise her zaman senin arkandadır...

    Arkadaş; zaaflarınızı öğrenir ve onları kullanabilir,

     ∂σѕт ; zevklerinizi öğrenir ve onlara hitap eder...

    Arkadaş; zayıflıklarınızı bilirse başınıza kakar,

     ∂σѕт ; zayıflıklarınızı bilirse örtmeye çalışır...

    Arkadaş; sizi ikinci görmek ister,

     ∂σѕт ; ikinciniz olmaktan şeref duyar...

     

    Arkadaş; sıkıntınız olmadığında yanınızdadır,

     ∂σѕт ; sıkıntınız olduğunda size koşar...

    Arkadaşlarınıza siz huzur vermeye çalışırsınız,

     ∂σѕтlarınız size huzur vermeye çalışır...

    Hayattaki gerçek ∂σѕтℓαяι bulabilmeniz dileğiyle...

     

     

    ∂σѕт, αяαηαη, вυℓυηαη νє σℓυηαη вιя кανяαм ∂єğιℓ∂ιя.
     ∂σѕт уα ναя∂ιя уα∂α уσктυя !
     ∂σѕт, тıρкı вυℓυт gιвι, göктє вιя уıℓ∂ız gιвι,
     ∂αℓ∂α çιçєк, αğαçтα уαρяαк gιвι вιя şєу∂ιя.
    уα ναя∂ıя, уα  уσктυя!   ναяѕα, αѕℓα уιтιяιℓмєz.
    уσкѕα…؟ gєçмιş σℓѕυη !
     
     
     
    nazar boncuguεlﻪ'ժﻪռ էüო ժօรէlﻪгﻪ รενցﻨlεг...nazar boncugu
     
    March 07

    ∂üηуα кα∂ιηlαя güηüмüz кυтlυ σlѕυη..

     
     
     
    Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800'lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için
    greve giden kadın işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi.
    Kadınlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 8 Mart'ta eşitlik isteklerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar.
     
    Kadın hakları mücadelesinde 1975 yılı büyük özellik taşıyordu. Uluslararası Kadınlar Yılı olarak kutlandı.
    Bu yıl etkinlikleri içerisinde Birleşmiş Millteler 8 Mart gününü Dünya Kadın Günü olarak kutlamaya başladı.
    İki yıl sonra 1977 de, Birleşmiş Milletler genel toplantısında Kadın hakları, uluslararası barış günü olarak kabul edildi.
    Bu kabulün altında iki temel neden açıklandı, Dünya barışının korunması,
    Sosyal gelişim için ve temel insan haklarının kullanılması için kadınlarında eşitlik ve
    kendilerini geliştirmelerine olnak gereksinimi idi.
    Kadınlara eşit hakların verilmesinin Dünya barışını güçlendireceği kabul edildi.

     
    İşte bu günün bir Dünya Kadın Günü olmasını sağlayan tarihteki bazı önemli kilometre taşları:

    -1857 New York: kadinlar 12 saatlik günlük çalışma saatine, düşük ücrete karşı yürüyüşler yaptılar.
     Polis tarafından dağıtıldılar.

    -1908 New York: 15.000 kadın daha kısa çalışma saati, daha iyi gelir ve oy hakkı için yürüdü.
    Doğum izni istediler. Kullandıkları slogan "Ekmek ve Gül " idi.
    Ekmek yaşama güvencesi, karın tokluğunu, gül ise daha kaliteli yaşamı simgeliyordu.

    -1909 İlk Kadın Günü 28 Şubat ta kutlandı.
    Avrupa'daki kadınlar da Şubat ayının son pazar gününü Kadın Günü olarak kutladı.

    -1910 Clara Zetkin isimli bir Amlan sosyalist kadın,
    kadın Sosyalist Enternasyonelinde Dünya Kadınlar Günü olmasını önerdi ve kabul edildi.

    -1911 Kophenag kararından sonra ilk kez 19 Mart ta Avusturya,
    Danimarka, Almanya ve İsviçre de kutlandı. Yüz binlerce kadın ve erkek değişik aktiviteler yaptılar.
    Oy verme, seçme seçilme hakları yanısıra meslek edinme ve mesleki eğitim görme haklarını istediler.
    Bu kutlamalardan 2 hafta sonra Triangel yangınında 140 kadın öldü. Bu olay Amerika çalışma kurallarını büyük ölçüde etkileyen bir yere sahiptir.

    -1917 Rus kadınlar " ekmek ve barış" için grev yaptılar. Yaşam koşullarının kötülüğünü protesto ettiler.
    Bu olay 8 Mart ta olmuştur ve daha sonra bütün Avrupa ülkeleri tarafından da kabul görmüştür.

    -1977 Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Kadın Hakları ve Dünya Barışı Günü olarak 8 mart'ı kabul etti.
     


    Dünyada hiçbir milletin kadını,

    "Ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, anadolu kadını kadar emek verdim" diyemez.

    Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız isletmiştir.

    Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip,

    kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakâr, o ilahi Anadolu kadını olmuştur.

    Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı,

    şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim.

     

    "Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir.

    Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken diğer bir organı işlemezse o sosyal toplum felçlidir."

     

    "insan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur.

    Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin?

    Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?"

     

     

     

    Ey kahraman Türk Kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

     

     
    8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN....
     
    March 06

    αятıк νυѕlαтıη α∂ı ölüм, уαşαмıη α∂ı єƒкâя...

     

     

    Bu şehir yıldızlarını zemheri yağmurlarıyla gölgelemezdi böyle,
    Yaşanmayabileydi tahayyül vakitlerini

    Biçimsiz bir biçişle katleden yanılgılar.
    İki yakası bir araya gelmeyen bir kentte

    Meridyen boyu volta atmak gerekmeseydi,
    Sokak başları bir ağıtın adımlanışına şahit tutulmazdı.
    Ve iyot kokusu yakmazdı genzini adamın,

    Belirgin bir belirsizlikle ruhumuza
    Çöreklenmeseydi anın en нüzηü mahfuz hallerinde

    Saçlarımızda beyaz bir leke ile
    Varlığını tescilleyen yazılmamışlıklar.

     

    ѕυѕмα нαккıηı єякєη кυllαηмαηıη Cєzαѕı∂ıя вυ ναкιтѕιz çıl∂ıяışlαя..  

     

    Bir iç denize aynı noktadan bakarken,

    Söylenmesi gerekenlerle cebelleşip,
    Söylenilmesi istenenlere devşirmek gerekliliği kadar dardayım.
    Akla bela bir karmaşanın adam boyu hüsrana kesen

    İç hesaplaşmasında,
    Maktulün gözlerini kapatıp ölüm saatini kayda geçerken zaman,

    Aynı yere göz dikip
    Bambaşka şeylere kör kalan iki yitirilmiş hayattan

    Bir “biz” oluşturmanın imkansızlığına böylesi kâni iken yüreğim,

    Benzer zamansız sancılara bel bağlayarak
    Söylenmeliydi belki “sana ihtiyacım var”..
    Hâlbuki ihtiyacı yok hiç kimsenin hiçbir şeye,

    Can alıcı meleğin parmaklarını ruhunda hissettiği an,

    Eylemlerini su üstüne çıkaracak bahanesizlikler kadar.
    Ve bilmiyorsun neye benzer, olmayacak duaya denmesi istenen

    Dört harfi zikredememekten suçlu bulunmak…

     

    Bütün ayrılık hikâyelerini yükleniyor avuç içine,

    Geceye nifak düşüren çığlıklarım.
    Ben son vapurum hükmü infaza mühürlenip Haliç’te katledilen.
    Tüm tutsaklıklarımı gözlerime hapsettim,

    Özgür kalsın diye kirpiklerinde alazlanan firari rüzgâr..
    Üzerime ölü toprağı serpiyor bağ bozumu gözlerin.
    Saçların, yılların eskitmekte gecikmediği bir şeyleri ahenkliyor..
    Tahayyülüme düşüyor belge hükmü taşımayan alın çizgilerin.
    Sana "denedim" demeye yeltendiğim her vakit,

    Küskün çocuk bakışın kesiyor yolunu bitişlerin..

     

    Oysa delikanlı olmak yetmiyor gözü kara vuslatlara..
    Kaç gençlik çürüttüm yıkılası duvarların hüzün

    Bulaşığını temizlemek için!
    Tüm kanıma mâl oldu resmedilişi karanlığıma gözlerinin.
    Gözlerini çoğalttıkça yüreğimde, gözlediğimden oldum ben yâr..

     

    Şimdi kapı önü nöbetleri sarmalıyor rampalarda duraksayan sevdamın vites dişlilerini.
    El işi tespihlerde çekiyorum gecenin tüm hüznünü içime.
    Kısık bir ıslık gibi artık,

    Saçlarımda bozulamamaktan kindar rüzgârın nefesi.
    Bu umursamaz boşluk soğuğunu salıyor yar/a kalmış yerlerimden…
    Bu ayaza kesmiş hüzün,

    En dirayetli yanlarından bulaşan laneti kabulleniyor…
    Bakma sedasız bir ağıtta giyotinleşmiş gözlerime,

    вєη öƒкєує ∂єlαlєт вιя ѕυѕкυ∂α кαηαтıуσяυм Cığєяlєяιмι.

    öуlє уαlηız вιя ölüмє çαяρтıяıl๔ıм кι,

    Gece bile mayası tutmamış

    Bir salkım üzümden beklenen promil kadar.
    Varlığım anlamsız gel/gitlerde çırpınan

    Azatsız ruhların cehennem bekçisi…

    вαηα αşкıη єη нєlαl нαlιη∂єη вιя ölüм вιç,

    ѕєηιη єllєяιη∂єη σlѕυη уâя...  

    Korkuyorum, bu tenhalık aşka alâmet değil...
    Bu nasır bana ağır.. Bu gökyüzü âhıma dar..

     

    /αятıк νυѕlαтıη α∂ı ölüм, уαşαмıη α∂ı єƒкâя./

     

    .
    February 24

    кüçüк вιя çσ¢υğυη мαѕυмlυğυηυ тαşιуσя∂υ уüяєğιм...

     
     
    кüçüк вιя çσ¢υğυη мαѕυмlυğυηυ тαşıуσя∂υ уüяєğιм..
    öуlє ѕєνмιşтι кι..öуlє ѕєνιlмєує мυнтαçтı кι..
    нєякєѕє ιηαηıя∂ı кσlαуlιкℓα... 
    ιηαηмιşтι...
     
    Oynadığı oyunlardan ayrı tutmuştu seni..
    Ne oyuncak olacaktı, ne de oyunbozanlık yapacaktı..!
     
    Olmadık şeylere küserdik çocukken,
    Sonra bir bakmışız yine kaldığımız yerden oynamaya başlamışız bile..
    O kadar kısa sürerdi ki kırılganlıklar, alınmalar..
    Oysa şimdi ardına bakmadan gitmeleri tercih ediyoruz..
    Kırılmışlıkları içimizde tutarak en ağırından gitmeleri…
    Senin yaptığın gibi..!
     
    Saklambaçlarımın adı sen oldu..
    Sen saklanırdın ben seni bulurdum ya hani..
    Artık bulamıyorum..!
    Artık duvara dönüp, kapamıyorum gözlerimi..
    Biliyorum saklandığın yerden çıkmayacaksın...
    Biliyorum….!
     
     
     
    αηlα∂ıм вüуüмüşüz,
    Anladım masumluğumuzu yitirmişiz..
    Ben oyun oynamayı bıraktım, hayat bana oynamaya başladı artık...
    En çokta bunu anladım..!
    Toz pembe gelen hayat, artık başka renklere gebe kaldı..
    Herşey siyaha döndü, gözlerimin rengi bile..!
    Gözlerimdeki ışıltı, yerini hüzne bıraktı..
    Kelimelerim çarpık..! Hecelemelerim çoğaldı..
    Ağlamak hiç yabancı değil artık…
    Gülmek bir o kadar uzak..!
    Ben büyüdüm..Yüküm ağırlaştı..
    Oysa ki böyle büyütmek istememiştim yüreğimi..
    Haketmediği darbeler aldı...
    Hiç ummadığı zamanda, ummadığı kişiden..!
    Ne yapacağını bilmeden, elim cebimde geziniyorum hayatta..
    Anlamsızım bu aralar..!
    Yorgun ve karışık..!
    Acının; sadece düşüp, yaraların kanaması sanan ben,
    Şimdi acının ve mutluluğumun adının sen olduğunu öğrendim..!
    Oyunlarım öksüz kaldı..Oynayamıyorum..
    Çağırıyorlar gitmiyorum...
     
    Biliyorum ki gözlerimi tekrar yumduğumda, saklanıp çıkmayacaklar..
    Beni bırakacaklar öyle koca bir duvarın önünde..
    Ben artık mızıkçılarla oyun oynamıyorum..
    Ben artık boyumdan büyük oyunlara kalkışmıyorum..!
    Küçükken oyunlarımızın adı yoktu..
    Büyüdük oyunlarımızın adı aşk kaldı..
    Aşk oyun değildi..Sen öyle sandın..
    σуηα∂ıη..gιттιη..!
     

     

    .ELA.

    ~√V''^√~√V^√V'^~----------
    Seni severken öldüm ...


    Geç oldu ama anladım…
    Kimse giderken götürmüyor sevgileri yanında
    Yanılgılarımı yüzüme vurmayın
    İçimdeki çocuğun masal saatine denk geldi aşk
    Anladım dedim ya
    Daha fazla yormayın.. ...




    December 17

    ιçιм∂єкι çσ¢υк öℓüуσя...

     

     

    ηє кєуιƒℓє σкυ∂υğυм şιιяℓєя єzвєяιм∂є, 

    ηє ∂є вαğıяα çαğıяα ѕöуℓє∂ιğιм şαякıℓαяıη ѕözℓєяι.

    ∂αℓgıη gözℓєяℓє уüяü∂üğüм ¢α∂∂єℓєя∂є кαувσℓυуσяυм...

    ѕσηѕυz вιя ιηαтℓα ѕαяıℓ∂ığıм яα∂уσ∂αη gєℓєη σ нαяιкα мєℓσ∂ιℓєяιη ∂є тα∂ı уσк؟

    ρєкι уα σ уαğмυя∂α ιℓιкℓєяιмє кα∂αя ıѕℓαηмαℓαяıмı кιм ¢αℓ∂ι вєη∂єη؟ 

    вιℓмιуσяυм.. !!

     

     


     

    Susuyorum artik... Sustukça susuyorum.

    Sustukça, üzerime gelen insanlardan kurtarmak için ruhumu,
     suskunluğuma sarılıyorum.
    Ama yine de saplanıyor yüreğime bazı kelimeler.
    Bazıları da acıtıyor üstelik…
    Sessiz geceler benim için sığınılan bir liman sanki.
    Kendimi bulup bulup kaybettiğim karanlıkta,
    Şöyle bir uğradığım kelime hazinemde bir anlam ifade etmiyor.
    Düşünüyorum da bu güne kadar hep;

    gibi yazmışım,
    gibi okumuşum,

    gibi söylemişim

    ve en önemlisi; gibi sevmişim...
    Elbette hiçbir şey, ben ol deyince olmaz.

    Bunu biliyorum ama zaman da geçiyor hızla.
    Tükenmez sandığım bütün sözler bitiyor ve ben de yavaş yavaş tükeniyorum...
    Onca yıldan sonra; hayata dair ne kaldı ki elimde?
    Kocaman bir hiç!
    Öyleyse neden bunca caba, neye bunca isyan…
    Öyle anlamsız ki yaşadığım hayat.
    Her şey az sonra gerçekleşecekmiş gibi duruyor,
    Elimi uzatıyorum tutmak için, kayboluyor.
    Benim dışımda kopuyor bütün kıyametler
    Ve ben kendime uyan bir kıyamet beğenmiyorum…
    Kalbime bir kursun sıkacak gönüllü katilimi arıyorum

    Ya da yüreğime su serpecek elin sahibini...

    Toprağa ateşi düşürecek, denizi yakamozlarla süsleyecek sesin sahibini…
    Artık basit şeyler bekliyorum yasamdan.
    Örneğin, kimselerin bilmediği sırlarım olmalı ölürken...
    Kimselerin gitmediği sokaklarım olmalı...
    İçimi kanatan özlemlerle yaşlanıp, sonra da sessizce gitmeliyim bu dünyadan.
    İste yine susuyorum;

    Siyah bir geceye dönüyor her anım ve
    Okuduğum her şiir kanatıyor yaralarımı.

     

     

    ιçιм∂єкι çσ¢υк öℓüуσя...
    уαℓαη¢ı güℓüмѕєуιşℓєяℓє вєηι ¢ι∂∂ιуєтє çαğıяαη ιηѕαηℓαяı ∂α öηємѕємιуσяυм.

    єℓιм∂єη кαуıρ gι∂єηℓєя∂єη кσякмα∂ığıмı вιℓмιуσя кι нιç вιяι...

     

     

    Hareketli yazılar imzaların en güzeli burda

    December 04

    Bazen...

     
     
    Bazen susmak gerekiyormuş
    Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş

    Hayatın yalanlarına..
    Anlamaya çalışmak saçmalık..!
    Anlamadan yaşamak gerekiyormuş..
    Ama bazen!
    Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına.
    Zaman değilmiş gideni getiren..
    Aslında zamanmış var olanı götüren..!
     
    Resim
     
     
     
    October 21

    єу нαуαт кυ¢αкℓα вєηι....

     

     

     

     

    Kalbimin kırıklarını toplayıp avuçlarıma
    Çekip gitsem bu şehirden
    Anılar incinir mi?
    Üşür mü dalında bir yaz çiçeği?

    Ve bilir mi?
    Bir sevgiye karşılık yüreğini kanatanı,
    Bin ilmik atanı usuna.
    Çekilen her tetiğe karşılık

    Kirpiklerinde

    вαнαяıηı ѕαкℓαуαη уαşℓı вιя çσ¢υğυм вєη...

    Düşlerin yağmurnda ıslan

     

    Düşlerin yağmurunda ıslanmış gül izi
    Ağlamak istediğim her sahilde bir martı ölür
    Bir şiir vurur kıyılara / gücenik
    Değip geçer ellerime ihanetin rüzgarları

    İçimin ırmakları kurudu / bütün yapraklar soluk
    Hüzün kokuyor çiçeğim
    Hangi yağmurları müjdelersen müjdele
    Yeşermez bir daha yangının düştüğü yer.

     

     

     

    Aşk da küstü
    Kim dinler kalbimin kırık sesini artık

    Ceylanların vurulduğu bir dağbaşı ıssızlığıyım işte
    Gelinciklerin ürperdiği şafak
    Gülücükler kuruturum durmadan güz dudaklarında
    Giden gelmedi terketti bütün mevsimler...

    Bir korkunç acıya düştümki
    Sırtımda kırk paslı bıçak kırk yerimden kanayan

    Avcılar vurdu küçücük serçe kuşlarımı
    Acılar tünedi sevincin tüneğine

    gι∂єη ∂öηмє∂ι тєякєттι вüтüη мєνѕιмℓєя

    вιя тєк güℓ кαℓмα∂ı öмяüмüη вσzкıяıη∂α...


     

    üşüуσяυм

    şιм∂ι уαℓηızℓığıη єη тєηнα кışıη∂αуıм

    Kirpiklerimde yıldızlar saklasamda
    Bedenime buzdan rüzgarlar esiyor her gece

    testisi kırık bir yolcuyum / yolum duman
    Artık hiç bir şey avutmuyor beni
    uçsuz bucaksız bir uçurum kıyısında kaldım

     

    єу нαуαт кυ¢αкℓα вєηι

     мανι кαηαтℓαяıηıη αℓтıηα αℓ
    ѕığıηıρ кαℓαуıм вιя ѕєνgιηιη ѕı¢αк ιкℓιмιηє...

     

     

    September 01

    ĸﻨկﻪรﻨկﻪ รսรოﻪĸ...

     

    уüяєğιηιη тαşιηαвιℓιя  вüтüη ∂υуgυℓαяιуℓα вιя ∂υяαктα вєкℓємєк

    νε ցεçεռ ﻨlĸ гüչցﻪгժﻪ รﻪνгսlოﻪĸ ﻪկﻪĸէﻪ

    мüѕαιт вιя є¢єℓ∂є ∂υямαк ѕσηяα

    ĸıկﻪรıկﻪ รսรოﻪĸ รօгցսlﻪгժﻪ...

     

    Yedi iklimi ortak paydada birleştirmek
    Güneşi yakmak bir kıvılcımla
    Cayır cayır yanmak yangınlarda
    Sonra yüreğimdeki;
    Bütün sokaklara bütün caddelere bütün kentlere adını vermek
    Ama dedim ya;
    Ayıptı adını vermek gayrı menkullere
    Adının çok bilinmeyenli denklemlerde saklamak gerekti
    мüƒяє∂αт ∂ışı öğяєηмєу∂ι ѕєνмєк

    կﻪհսէ รεรรﻨչ ъﻨг öğгεռოε ъﻨçﻨოﻨ

    Kansız bir yenilgiydi
    Ve birinci tekil zamanda yaşamak mecburuydi.


    Yine de ben adına aşk bulaşmış bütün kelimeleri
    Karambol zamanlarda haykırıyordum yıldızlara
    Herhangi bir öğretim yılında faili meçhul bir aşka karşıyordu adım
    Ölmeyi öğreniyordum yaşamsal faaliyetlerimi sürdürürken
    Yüreğimin başkenti ilan ediyordum okulun bütün kapsama alanlarını
    Çünkü orda sen vardın monarşik bir yapıda

    Artık yağmurlarda alışmıştı bu şehre gizlice yağmaya
    Oysa ben bu şehre inat kaçak yaşıyordum seni içimde
    Ve hiçbirşeye hasretin kadar hasret duymuyordum
    Hasretinin namlusu çevriliyordu her akşamüstü yüreğime.
    Baktığım her yerde gözlerin yağıyordu gözlerime
    Gecenin her çöküşünde yitiriyordum kendimi
    Her şafakta seni beklemenin depremselliğiyle uyanıyordu kalbim
    Bütün hayallerimin başrolünde sen vardın
    Bütün cümlelerimin ana konusu oluyordun
    Bütün bütünlüğümle bütün oluyordum seninle
    Ama dedim ya
    Ayıptı hayal kurmak bu şehirde
    Hayallerimi saklamak gerekti

     

    รﻪĸlﻪժıო รﻪռﻪ էüო հﻪկﻪllεгﻨოﻨ....  


     

    July 06

    ѕυѕ уüяєğιм...

     
     
     
     
     
    Sus yüreğim. Feryat etme...
    Çığırtkanlara yaraşır bu yaptığın, bir de küçük çocuklara.
    Oysa sen büyüdün, çığırtkan da olmadın hiçbir zaman.

    Sen bilir miydin sormadığım soruların cevaplarını.
    Bir açık kapı olsaydı, güneşi de baharı da getirebilir miydin?
    Anlarmıydın dilimden, konuşmadan susarmıydık öylece.
    Yoksa yeni bir alfabemi yazardın her harfi bir çiçekten.
    Bilir miydin neden bu kadar korktuğumu.
    İçimdeki korkunç yalnızlığı, katran karası geceyi, düş düş sonu gelmeyen uçurumu.
    Okur muydun gözlerimdeki hüznü, kendime bile kapattığım kapıları açabilir miydin?
    Sağlam dur yüreğim...
     Etrafa saçma kıvılcımları. Geldiğimiz gibi gideceğiz bu bahçeden.
     Gitmeyi de biliriz. Sağlam dur yüreğim... Ne içindeki çığlığı büyüt dalga dalga, ne de yalnızlığı...

     
     

    Bu sırrı açsaydık birbirimize. Gözlerimiz her karşılaştığında söylediklerimizi sözlere dökseydik…

    Kalbimin sükun bulduğu yer dizinin dibi olur muydu?

    Sıcacık baktığında aradığım cevapları bulur muydum?

    İçim erir miydi gülümsediğinde, şimdiki gibi?

    Utanır mıydım yaptıklarımdan, yoksa mesut bahtiyar ölür müydüm son nefesimde?
    Kendine sarıl kalbim. Sıkı tut kendini... Üzerine sıçratma kuruntuları.

    Zaten giderek büyüyor gece…
    Söylesene bu bir masal mı? Sorular üzerine kurulabilir mi hayatlar?

    Başlamadan biten masallar vardır hani, kahramanları ta en başından pes eden.

    Mızıkçılık mı yapmış olur onlar, yenilmeyi seçmekle.

    Saklambaç oynarken sıkılıp kendini sobeleten çocuklar gibi…
    Kaç bahar olur bir ömürde kalbim?

    Her tohum başka bir çiçek midir, yoksa yeniden açan aynı çiçek mi?
    Sorma artık yüreğim.
    Sus yüreğim,
    Feryat etme…

     

     
    June 10

    Aşkı sırtından vurdum...

     

     

     
     
     

    Acısını içtim aşkın, Hüznüne dokundum.
    Gökkuşağı gibi değildi renkleri siyahında boğuldum.
    Yoruldum hep yoruldum
    Kime tutunduysam yaralı kanadımla

    Yalanlarında kayboldum.
    Masum bir çocuk bakışıyla geçtim aşkın kör gözlerinden
    Yüreğimi büyüttüm,
    Düşler yetiştirdim minik avuçlarımda ağlamayı öğrendim,
    Gülmeyi unuttum.
    Hırçın denizlerde, boşa kürek çektim hep
    Yalnızlığın kıyısında, unutulan bir liman gibi
    Bekledim, durdum.
    Nereye gittiğini bilmeyen bir yolcunun sessizliğinde geçti hayatım.
    Aşkı bulayım derken,
    Yolumdan oldum.
    Korkularım büyüdü aşkın kollarında
    Sessizlik parladı içimde, bir yakamoz gibi
    Üç kuruşa yalnızlığa sattı gülen suretimi
    Ne bana gösterdi kendi yüzünü,
    Ne güldürdü benim yüzümü.
    Yar olmadı bana hiç, seslendim ses vermedi
    Sonunda sustum


    Ve bir akşam üstü
    Aşkı sırtından vurdum!....

     

     
     
     
    May 28

    Bazı anlar vardır...

     

     

    Bazı anlar vardır; onu düşündüğün,

    Keşke şimdi yanımda olsa dediğin,

    Bilirsin ki uzaktır gelemez

    Yüreğin sızlar o an gözyaşların düşer yanaklarına.

     

    Bazı anlar vardır; gülersin

    Yüreğinin acısını bastırmak pahasına.

    Bazı anlar vardır; gözünün önündedir o

    Bir şey söylemiyordur sana

    Sadece gözlerine bakıyordur.

     

    Ve gözlerinle konuşursun

    Bilirsin ki, kelimeler yetmez anlatmaya

    İçinde taşıdığın sevgiyi

     

    Bazı anlar vardır; ellerini uzatırsın

    Hissetmek için taşıdığın sevginin büyüklüğünü

    Ama o görmez seni, tutamaz ellerini

    Sonra korkarsın incinmekten narince bırakırsın.

     

    Bazı anlar vardır; haykırmak gelse de içinden

    Bağırsan da duymayacağını bilirsin

    Fısıltıyla söylersin “seni seviyorum” ları…

     

    May 10

    Gidişin...

     

    Bu şehri ağlatacak kadar ağırdı gidişin.
    Şimdi yokluğunu koynuma aldım
    Karanlığın bile hüznümü kaybedemediği bir gecede
    Hesap soruyorum yüreğime boyundan büyük sevmek sana mı düştü diye.
    Her yer sen kokuyor işte,her şeyde senden bir parça
    Böyle çaresiz, böyle yarım kaldım işte.
    Sol yanım acıyor,her atışı yokluğunun isyanı şimdi.
    Yanmaktayım işte.
    Alev alev yanmaktayım,
    gözyaşlarıma inat daha bir kor olmaktayım...
    Nasıl sevmişim oysa seni ne kadar sen olmuşum,
    Ne kadar çok ben olmuşsun.
    Nasıl mecburmuşum nasıl tutulmuşum
    Sensizlik ölümmüş oysa,oysa ne zormuş ölüm.
    Hasretinle yanıyor şimdi her yanım,
    Bir damla sen diye yalvarıyorum,bir damla kan ilişiyor gözlerime
    Bir damla sen diyorum,bin damla kan düşüyor yüreğime,
    Yoksun işte.
    Ben deli divane olsam da yoksun.
    Sensizlik baş köşeye oturmuş dalga geçiyor şimdi.
    Aynalar hesap soruyor,
    Duvarlar gizliden ağlıyor,
    Bir bilsen, Ah! bir bilsen hasretimi
    Sanki her ayak sesi seni getiriyor…

       

    Senli cümlelerimi çıkardım hayatımdan.yazdıklarımdan.
    Yaşadıklarımdan.
    Herkesle aynı cümleleri kurmuyorum.Senin kelimelerin başka dudaklara isim olurken.

    Ben artık isimsiz bir adamı seviyorum.

     

     

     

     

     
    May 05

    Yalnızlığı anlat bana...

     
     
    ’'Yalnızlığını anlat bana… ‘’   
    Aldım elime kalemi, boş bir sayfa buldum sen’li yazılarımın arasında…
    Yalnızlığı beklemeye koyuldum, beyaz düşlerime esir olan karanlık odamda
    Geldi, sensizliğin çarpıcı boşluğunda...
    Nefesim daraldı, yuttum içimde her n‘e varsa…
    Dört duvar dillendi sessizliğimden!

    Sustu yakarışlar…
    Taştı sessizlik
    içimden…
    Kelimeleri karanlığa bıraktım hissedilebildiğince
    !
    Ben konuştum,o
    dinledi…
    Ansızın, sustumSessizliğini
    dinledim...
    Dinledikçe, Sevdim sonu çığlık olan yalnızlığı...
    Sarıldım kuytu gecelerde birtek o’na…!
    Ne bir şikayet ne bir bıkkınlık...
    Sevdim gecelerimde, adı yalnızlık olan, sessiz
     çağrını…
       O’na rehin bıraktım ruhumun derinliklerini
    ...

    Yine yalnızlığa alabildiğine konuştuğum bir gecede,
    Hayallerim düştü gözlerimden birer birer..
    Yüreğimi gördüm karanlığın en ücra köşesinde..
    Lime lime oldu gözlerimin önünde..
    Tutamadım...
    Yetişemedim yüreğime !
    İşte o gece, yalnızlığa yakardım sayfalarca..
    Ben konuştum... Yine ‘Odinledi..
    Öyle sessizdi ki..
    İsyana meyilli sorularıma, cevap olamadı
    yalnızlığım..
    O sustukça, ben haykırdım çaresizce..
    Olmadı.. Sensizliğe çare olamadı…
    Duvarlarım yıkıldı benliğimin üzerine..
    Nefesim daraldı, bu kez acıyla…
    Yutkundum, her kelimeyi yüreğime
    batırırcasına !
    Sebebim oldu, her hecesi yüreğimi yakan kelime…
    Yalnızlığı, yalnızlığa anlattım gecelerimde...
    Pabucu dama atılmış hayallerime ağladım karanlığın yaralayıcı boşluğunda …